Kab İbnül Eşrefi Kim Öldürdü
KAB İBNÜL EŞREF’İN HAKKINDAN
Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) bir gün sahabîlerine:
Kab ibnu’l Eşref’in hakkından kim gelir? Çünkü o, Allah’a ve Rasûlü’ne eza etmiştir” buyurdular.
Muhamed ibn-i Mesleme (r.a) ayağa kalktı ve:
Ya Rasûlallah, onu öldürmemi ister misin?” dedi. Rasûlullah (s.a.v):
Evet” buyurdular. Muhammed ibn-i Mesleme (r.a):
O halde sizin aleyhinize ona bazı şeyler söylememe izin verin!” dedi. Rasûlullah (s.a.v):
Söyle!” buyurdular. Bunun üzerine Muhammed ibn-i Mesleme (r.a), Kaʻb’a vardı ve:
Şu kişi bizden sadaka vermemizi istiyor, gerçekten bizi çok ağır bir yükün altına soktu ve meşakkatlere dûçar etti. Ben de ödünç bir şeyler almak için sana geldim” dedi. Kab:
Sizin bu sıkıntınız daha da artacak, vallahi O’ndan bıkacak, iyice sıkılacaksınız!” dedi. Muhammed ibn-i Mesleme (r.a):
Bir defa O’na uymuş bulunduk, işinin nereye varacağına bakmadan kendisini terk etmeyi de istemiyoruz. Şimdi senden bize bir veya iki vesk (yiyecek) borç vermeni istiyoruz!” dedi. Kaʻb:
Peki, o zaman siz de bana rehin verin” dedi. Muhammed ibn-i Mesleme ve arkadaşları:
Ne istiyorsun?” diye sordular. Kab:
Kadınlarınızı bana rehin olarak veriniz” dedi. Onlar:
Sen Arapların en güzeli iken biz kadınlarımızı sana nasıl rehin verebiliriz!” dediler. Kab:
O halde oğullarınızı rehin bırakın!” dedi. Onlar:
Oğullarımızı sana nasıl rehin bırakabiliriz! Sonra onlara hakaret edilir, «Bir veya iki vesk hurma karşılığında rehin bırakıldı» denir. Bu bizim için büyük bir ardır. Lakin sana silahlarımızı rehin olarak verebiliriz!” dediler.
Kab bunu kabul edince kendisine silahları getireceklerine dair söz verip ayrıldılar. Muhammed ibn-i Mesleme (r.a) onun yanına gece gitti, beraberinde Kab’ın sütkardeşi Ebû Naile de vardı. Kaʻb onları kale içine davet etti ve yanlarına indi. O ineceği zaman karısı:
Bu saatte nereye çıkıyorsun?” diye îtiraz etti. Fakat Kab:
Bu seslenen Muhammed ibn-i Mesleme ile kardeşim Ebû Naile’dir” dedi. Kadın:
Ben öyle bir ses işitiyorum ki, sanki ondan kan damlıyor!” dedi. Kaʻb:
O benim kardeşim Muhammed ibn-i Mesleme ile sütkardeşim Ebû Naile’dir. Hem şüphesiz kerîm olan insan geceleyin kılıç darbesine çağırılsa bile o çağrıya muhakkak icabet eder” dedi.
Muhammed bin Mesleme (r.a) beraberinde içeriye iki (veya üç) kişi daha soktu. Bunlar Ebû Abs ibn-i Cebr, Haris ibn-i Evs ve Abbad ibn-i Bişr idi. Onlara:
Kab gelince, ben onun saçını tutup koklarım, size de koklatırım. Başını sıkıca tuttuğumu gördüğünüz zaman hemen kılıçlarınızı çekip Kab’a vurunuz!” dedi.
KAB İBNÜL EŞREF’İN HAKKINDAN
Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) bir gün sahabîlerine:
Kab ibnu’l Eşref’in hakkından kim gelir? Çünkü o, Allah’a ve Rasûlü’ne eza etmiştir” buyurdular.
Muhamed ibn-i Mesleme (r.a) ayağa kalktı ve:
Ya Rasûlallah, onu öldürmemi ister misin?” dedi. Rasûlullah (s.a.v):
Evet” buyurdular. Muhammed ibn-i Mesleme (r.a):
O halde sizin aleyhinize ona bazı şeyler söylememe izin verin!” dedi. Rasûlullah (s.a.v):
Söyle!” buyurdular. Bunun üzerine Muhammed ibn-i Mesleme (r.a), Kaʻb’a vardı ve:
Şu kişi bizden sadaka vermemizi istiyor, gerçekten bizi çok ağır bir yükün altına soktu ve meşakkatlere dûçar etti. Ben de ödünç bir şeyler almak için sana geldim” dedi. Kab:
Sizin bu sıkıntınız daha da artacak, vallahi O’ndan bıkacak, iyice sıkılacaksınız!” dedi. Muhammed ibn-i Mesleme (r.a):
Bir defa O’na uymuş bulunduk, işinin nereye varacağına bakmadan kendisini terk etmeyi de istemiyoruz. Şimdi senden bize bir veya iki vesk (yiyecek) borç vermeni istiyoruz!” dedi. Kaʻb:
Peki, o zaman siz de bana rehin verin” dedi. Muhammed ibn-i Mesleme ve arkadaşları:
Ne istiyorsun?” diye sordular. Kab:
Kadınlarınızı bana rehin olarak veriniz” dedi. Onlar:
Sen Arapların en güzeli iken biz kadınlarımızı sana nasıl rehin verebiliriz!” dediler. Kab:
O halde oğullarınızı rehin bırakın!” dedi. Onlar:
Oğullarımızı sana nasıl rehin bırakabiliriz! Sonra onlara hakaret edilir, «Bir veya iki vesk hurma karşılığında rehin bırakıldı» denir. Bu bizim için büyük bir ardır. Lakin sana silahlarımızı rehin olarak verebiliriz!” dediler.
Kab bunu kabul edince kendisine silahları getireceklerine dair söz verip ayrıldılar. Muhammed ibn-i Mesleme (r.a) onun yanına gece gitti, beraberinde Kab’ın sütkardeşi Ebû Naile de vardı. Kaʻb onları kale içine davet etti ve yanlarına indi. O ineceği zaman karısı:
Bu saatte nereye çıkıyorsun?” diye îtiraz etti. Fakat Kab:
Bu seslenen Muhammed ibn-i Mesleme ile kardeşim Ebû Naile’dir” dedi. Kadın:
Ben öyle bir ses işitiyorum ki, sanki ondan kan damlıyor!” dedi. Kaʻb:
O benim kardeşim Muhammed ibn-i Mesleme ile sütkardeşim Ebû Naile’dir. Hem şüphesiz kerîm olan insan geceleyin kılıç darbesine çağırılsa bile o çağrıya muhakkak icabet eder” dedi.
Muhammed bin Mesleme (r.a) beraberinde içeriye iki (veya üç) kişi daha soktu. Bunlar Ebû Abs ibn-i Cebr, Haris ibn-i Evs ve Abbad ibn-i Bişr idi. Onlara:
Kab gelince, ben onun saçını tutup koklarım, size de koklatırım. Başını sıkıca tuttuğumu gördüğünüz zaman hemen kılıçlarınızı çekip Kab’a vurunuz!” dedi.