Yağmur yağınca okunacak dua
Yağmur (istiska) duası nasıl yapılır? Müslümanların kuraklık şikayeti üzerine Peygamberimizin yaptığı yağmur (istiska) duası…
Bir defasında Habib-i Ekrem Efendimiz’e yağmur yağmadığından şikayet edilmişti. Bunun üzerine Allah Resulü, bir minber getirilmesini istedi. Minber, Cuma, bayram ve cenaze namazlarının kılındığı alana (musallaya) kuruldu. İnsanların orada toplanması için gün tespit edildi.
PEYGAMBERİMİZİN YAĞMUR DUASI
Peygamber Efendimiz, güneşin kızıllığı ufukta görülür görülmez yola çıktı. Musallaya varıp minbere oturdu. Tekbir getirdi, Allah’a hamd etti ve:
“Sizler, memleketinizin kuraklığa uğradığından, yağmurun tabii vaktinde yağmayıp gecikmesinden şikayet ettiniz. Allah -celle celalühu- kendisine dua etmenizi emrediyor. Duanıza icabet edeceğini va’dediyor.” buyurdu ve şöyle dua etti:
“Hamd, alemlerin Rabbi’ne mahsustur. O, Rahman ve Rahim’dir. ahiret gününün sahibidir. Allah’tan başka ilah yoktur. O dilediğini yapar. Ey Rabbimiz! Sen kendisinden başka ilah olmayan Allah’sın. Sen zenginsin, biz fakiriz. Üzerimize yağmur indir. İndirdiğini bize kuvvet ve güç kıl. Onu belli bir müddet bize yetir!”
Bunu söyledikten sonra ellerini kaldırdı. O kadar yukarı kaldırdı ki, koltuğunun altındaki beyazlık göründü. Sonra sırtını halka döndü, elbisesini ters çevirdi, elleri bu sırada hep yukarı kalkmış vaziyette idi. Sonra tekrar halka döndü. Minberden indi ve iki rekat namaz kıldı. Allah, hemen o anda bulutlarını gönderdi. Gök gürledi, şimşek çaktı. Allah’ın izniyle yağmur yağmaya başladı. Fahr-i Kainat Efendimiz, daha mescidine dönmeden seller aktı. Hz. Peygamber, cemaatin sığınaklara dönmedeki acelelerini müşahede edince tebessüm etti ve:
“Şehadet ederim ki, Allah her şeye kadirdir ve ben de Allah’ın kulu ve Resulü’yüm” buyurdu. (Ebu Davud, İstiska, 2/1173)
Yağmur (istiska) duası nasıl yapılır? Müslümanların kuraklık şikayeti üzerine Peygamberimizin yaptığı yağmur (istiska) duası…
Bir defasında Habib-i Ekrem Efendimiz’e yağmur yağmadığından şikayet edilmişti. Bunun üzerine Allah Resulü, bir minber getirilmesini istedi. Minber, Cuma, bayram ve cenaze namazlarının kılındığı alana (musallaya) kuruldu. İnsanların orada toplanması için gün tespit edildi.
PEYGAMBERİMİZİN YAĞMUR DUASI
Peygamber Efendimiz, güneşin kızıllığı ufukta görülür görülmez yola çıktı. Musallaya varıp minbere oturdu. Tekbir getirdi, Allah’a hamd etti ve:
“Sizler, memleketinizin kuraklığa uğradığından, yağmurun tabii vaktinde yağmayıp gecikmesinden şikayet ettiniz. Allah -celle celalühu- kendisine dua etmenizi emrediyor. Duanıza icabet edeceğini va’dediyor.” buyurdu ve şöyle dua etti:
“Hamd, alemlerin Rabbi’ne mahsustur. O, Rahman ve Rahim’dir. ahiret gününün sahibidir. Allah’tan başka ilah yoktur. O dilediğini yapar. Ey Rabbimiz! Sen kendisinden başka ilah olmayan Allah’sın. Sen zenginsin, biz fakiriz. Üzerimize yağmur indir. İndirdiğini bize kuvvet ve güç kıl. Onu belli bir müddet bize yetir!”
Bunu söyledikten sonra ellerini kaldırdı. O kadar yukarı kaldırdı ki, koltuğunun altındaki beyazlık göründü. Sonra sırtını halka döndü, elbisesini ters çevirdi, elleri bu sırada hep yukarı kalkmış vaziyette idi. Sonra tekrar halka döndü. Minberden indi ve iki rekat namaz kıldı. Allah, hemen o anda bulutlarını gönderdi. Gök gürledi, şimşek çaktı. Allah’ın izniyle yağmur yağmaya başladı. Fahr-i Kainat Efendimiz, daha mescidine dönmeden seller aktı. Hz. Peygamber, cemaatin sığınaklara dönmedeki acelelerini müşahede edince tebessüm etti ve:
“Şehadet ederim ki, Allah her şeye kadirdir ve ben de Allah’ın kulu ve Resulü’yüm” buyurdu. (Ebu Davud, İstiska, 2/1173)
Son düzenleme: