Hz Alinin Halife Tayin Edilmesi
Hz. Ali (r.a.)'in Hilafet Hakkındaki Görüşü
Hazreti. Peygamber efendimiz (s.a.s.). vefat edince, Müslümanlar kendilerini idare etmek üzere Hz. Ebû Bekir (r.a)'i Devlet Başkanlığına getirdiler.
Bilindiği gibi, Hz.Peygamber (s.a.s.), iki görevi birden üstlenmişti: Birisi, Allah'tan gelen vahyi, yâni ilâhi emirleri insanlara tebliğ etmek; ikincisi, bu vahiy hükümlerine göre, başkanı bulunduğu devleti yönetmekti.
Onun vefatıyla sadece vahiy değil, peygamberlik de son buldu. Artık peygamber gelmeyecek, inanan insanlar, Son Peygamber (asv) vasıtasıyla gelen Kur'an'la ve bu Son Peygamber'in Sünnetiyle kendi yaşamlarına yön verecek, düzenlerini kuracaklardır.
Hz.Peygamber (s.a.s.)'in vefatıyla, kanun değil, kanunun tatbikçisi olan Hz. Muhammed (s.a.s.). Müslümanlar arasından ayrılmıştır. Dolayısıyla, onun ölümünden sonra, Müslümanlar yeni kaynaklara değil; zaten mevcut olan kaynakları tatbik edecek bir insana, bir idâreciye muhtaçtılar. Yâni vakıa, kanun boşluğu veya yokluğu değil, lider yokluğuydu; bu lideri bulmak lazımdı ki, bu ihtiyacı da, başlarına "Halife dediğimiz devlet başkanlarını getirerek giderdiler.
Hz. Ali (r.a.)'in Hilafet Hakkındaki Görüşü
Hazreti. Peygamber efendimiz (s.a.s.). vefat edince, Müslümanlar kendilerini idare etmek üzere Hz. Ebû Bekir (r.a)'i Devlet Başkanlığına getirdiler.
Bilindiği gibi, Hz.Peygamber (s.a.s.), iki görevi birden üstlenmişti: Birisi, Allah'tan gelen vahyi, yâni ilâhi emirleri insanlara tebliğ etmek; ikincisi, bu vahiy hükümlerine göre, başkanı bulunduğu devleti yönetmekti.
Onun vefatıyla sadece vahiy değil, peygamberlik de son buldu. Artık peygamber gelmeyecek, inanan insanlar, Son Peygamber (asv) vasıtasıyla gelen Kur'an'la ve bu Son Peygamber'in Sünnetiyle kendi yaşamlarına yön verecek, düzenlerini kuracaklardır.
Hz.Peygamber (s.a.s.)'in vefatıyla, kanun değil, kanunun tatbikçisi olan Hz. Muhammed (s.a.s.). Müslümanlar arasından ayrılmıştır. Dolayısıyla, onun ölümünden sonra, Müslümanlar yeni kaynaklara değil; zaten mevcut olan kaynakları tatbik edecek bir insana, bir idâreciye muhtaçtılar. Yâni vakıa, kanun boşluğu veya yokluğu değil, lider yokluğuydu; bu lideri bulmak lazımdı ki, bu ihtiyacı da, başlarına "Halife dediğimiz devlet başkanlarını getirerek giderdiler.