Hz Yahya Peygamberin Hayatı

Muhammed

Moderator
Yönetici
Moderatör
Üye
Hz Yahya Peygamberin Hayatı

Zekeriyya -aleyhisselam-’a Hazret-i Yahya’nın ihsan edilmesi, Kur’an-ı Kerîm’de şöyle anlatılır:

“Orada (Beyt-i Makdis’te) Zekeriyya, Rabbine dua etti: «–Bana tarafından hayırlı bir nesil bağışla! Şüphesiz Sen duayı hakkıyla işitensin.» dedi.” (al-i İmran, 38)

“Rabbim! dedi: Muhakkak ki ben (o hale geldim ki) kemiklerim zayıfladı; saçım başım ağardı. Ve ben, Rabbim! Sana (ettiğim) dua sayesinde hiç bedbaht olmadım!” (Meryem, 4)

“Doğrusu ben, arkamdan iş başına geçecek olan yakınlarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından bana bir velî (oğul) ver!” (Meryem, 5)

“Ki o, bana varis olsun; Ya’kûb hanedanına da varis olsun! Rabbim onu rızana layık kıl!” (Meryem, 6)

Zekeriyya -aleyhisselam-’ın can u gönülden yaptığı bu samîmî dua, ind-i ilahîde makbûl oldu:

“Zekeriyya mabedde durmuş namaz kılarken melekler O’na şöyle nida ettiler: «–Allah sana, kendisi tarafından gelen bir kelimeyi tasdîk edici, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamber olarak Yahya’yı müjdeler.»” (al-i İmran, 39)

Müfessirlerin beyanına göre, ayetteki “kelime” ile kastedilen, Hazret-i Îsa’dır. al-i İmran Sûresi’nin 45. ayet-i kerîmesi de bunu açıkça ifade etmektedir. Diğer bir ayet-i kerîme ise şöyledir:

“Allah buyurdu ki: «–Ey Zekeriyya! Biz Sana bir oğul müjdeleriz ki, O’nun adı Yahya’dır. Daha önce O’na kimseyi adaş yapmadık!»” (Meryem, 7)

ayette “Daha önce, O’na kimseyi adaş yapmadık!” buyrulması, Hazret-i Yahya’yı tekrîm içindir. Zîra Yahya ismi ilk olarak O’na verilmiş, üstelik bizzat Cenab-ı Hak tarafından lutfedilmiştir. Bu aynı zamanda Yahya -aleyhisselam-’ın sahip olduğu diğer müstesna fazîletleri de ifade etmektedir.

“Yahya”, diri manasınadır. İki ihtiyardan bir evlad bahşedilmesi, adeta ölüden diri yaratmak gibidir. ayet-i kerîmelerde buyrulur:
 
“Zekeriyya: «–Ey Rabbîm! Bana ihtiyarlık gelip çattığına, üstelik karım da kısır olduğuna göre benim nasıl oğlum olabilir?» dedi. Allah şöyle buyurdu: «–İşte böyledir! Allah dilediğini yapar!»” (al-i İmran, 40)

“(Allah–Öyledir!» dedi. Rabbin: «–O Bana kolaydır. Daha önce, Sen hiçbir şey değilken Sen’i de yaratmıştım!» buyurdu.” (Meryem, 9)

Zekeriyya -aleyhisselam-’ın duasının kabûl olmasının alameti, üç gün insanlarla işaretten başka şekilde konuşmaması ve Rabbini zikretmesi oldu:

“(Zekeriyya–Rabbim! (Oğlum olacağına dair) bana bir alamet göster!» dedi. (Allah) buyurdu ki: «–Sen’in için alamet, insanlara üç gün, işaretten başka söz söylememendir. Ayrıca Rabbini çok zikret; sabah-akşam tesbîh et!»” (al-i İmran, 41)

Zekeriyya -aleyhisselam-, üç gün insanlarla hiç konuşmadı. Kavmine teblîgatını toprağa yazarak işaretlerle bildirdi:

“Bunun üzerine Zekeriyya, mabedden kavminin karşısına çıkarak onlara: «–Sabah akşam tesbîhte bulunun!» diye işaret verdi.” (Meryem, 11)

Cenab-ı Hak buyurur:

“Biz (de) O’nun duasını kabûl ettik ve O’na Yahya’yı verdik; zevcesini de kendisi için (çocuk doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar (bütün bu peygamberler) hayır işlerinde koşuşurlar, umarak ve korkarak bize yalvarırlardı. Onlar bize karşı derin bir saygı içindeydiler.” (el-Enbiya, 90)

Allah Teala, Yahya -aleyhisselam-’a rüşd çağında iken Tevrat’a sarılmasını emretti:

“«–Ey Yahya! Kitab’a (Tevrat’a) var gücünle sarıl!» (dedik) ve henüz sabî iken O’na (ilim ve) hikmet verdik!” (Meryem, 12)

“Tarafımızdan O’na kalb yumuşaklığı ve temizlik de (verdik). O çok sakınan bir kimse idi.” (Meryem, 13)

“Ana-babasına çok iyi davranırdı; O, isyankar bir zorba değildi.” (Meryem, 14)
 
HZ. YAHYA’YA (A.S) PEYGAMBERLİĞİN VERİLİŞİ

Hazret-i Yahya’ya peygamberlik verildi. Ancak Îsa -aleyhisselam-’a peygamberlik ve İncîl gelene kadar Mûsa -aleyhisselam-’ın şerîatine tabî oldu. Mûsa -aleyhisselam-’ın şerîati ile amel eden peygamberlerin sonuncusudur. Babası Zekeriyya -aleyhisselam- gibi şehîd oldu.

Mûsa -aleyhisselam-’ın getirdiği şerîate göre kardeş karısıyla evlenmek yasaktır. Bunun cezası da kısırlaştırmadır. (Levililer, 18/6-18; 20/19-21) Tevrat’ta yabancılarla zina etmenin cezası ölüm iken, evlenilmesi yasak olan kişiler arasındaki zinanın cezası ise daha farklıdır. (Tesniye, 22/22-27; Levililer, 20/11, 12, 14, 17) Nitekim Hazret-i Yahya’nın şehîd edilmesine de sebep olan bu mevzû ile ilgili olarak şöyle bir hadise nakledilir:

Hazret-i Yahya’nın peygamberliği sırasında Kral Herot (Hirodes) kardeşinin karısı ile zina eder. Bunun üzerine Hazret-i Yahya, bunun ilahî kanunlara aykırı olduğunu söyleyince kral tarafından zindana atılır. Daha sonra kralın doğum günü şenliğine, zina ettiği kadın kızıyla birlikte katılır. Bu kız yapmış olduğu gösterilerle kralı adeta büyüler ve mest eder. Kral, o gün kız ne dilerse onu yerine getireceğine söz verir. Annesi tarafından kandırılan kız, Hazret-i Yahya’nın başını ister. Bu istek karşısında kral çok üzülür, ancak verdiği sözü hatırlar ve Hazret-i Yahya, başı kesilerek şehîd edilir. (Luka, 3/19-20; Matta, 14/1-12)

Bir rivayette Yahya -aleyhisselam-, başı defalarca kesildikten sonra bile zalim Herot’a:

“–Bu kız sana caiz değildir!..” diye hitab etti.

Ne gaflettir ki, Yahya -aleyhisselam-’ın peygamberlik mûcizelerini gördüğü halde bedbaht I. Herot, O’na karşı çıkmış ve O’nu şehîd etmiştir.

Yahya -aleyhisselam-’ın mübarek bedeni, muhtelif şehirlerdedir. Başı, Şam’daki Umeyye Camii’nde gömülüdür.

Herot’la evlenen kız ise, daha sonra yerin dibine geçmiştir.

Hazret-i Îsa -aleyhisselam-’ın semaya çekilmesi de bu vakte rastlar. Çünkü o zaman yahûdîler, peygamber öldürecek kadar azgınlaşmışlardı. Nitekim bu ve buna benzer pek çok aşırı cürümleri sebebiyle Cenab-ı Hak tarafından şöylece lanetlendiler:

“Sözlerinden dönmeleri, Allah’ın ayetlerini inkar etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve «kalblerimiz kılıflanmıştır» demeleri sebebiyle (onları lanetledik; kendilerine türlü belalar verdik. Onların kalbleri kılıflı değildir;) tam aksine küfürleri sebebiyle Allah o kalbler üzerine mühür vurmuştur; pek azı müstesna artık îman etmezler.” (en-Nisa, 155)
 
HAZRET-İ YAHYA’NIN (A.S.) ÖZELLİKLERİ

Cenab-ı Hak O’nun mûcizevî doğumunu, yaşı hayli ilerlemiş olan babasına müjdelerken, salih bir gençte bulunması gereken şu güzel vasıflara dikkat çekmiştir:

‒Kendinden önceki peygamberleri tasdik etmesi,

‒Efendi,

‒İffetli ve

‒Salih olması. (Bkz. al-i İmran, 39)

Allah Teala, Hazret-i Yahya’ya -aleyhisselam- rüşd çağında iken, indirdiği kitaba sıkıca sarılmasını emretti:

“«–Ey Yahya! Kitab’a bütün gücünle sarıl!» (dedik) ve henüz çocuk iken O’na (ilim ve) hikmet verdik!” (Meryem, 12)

Gençliğini Cenab-ı Hakk’ın rızası istikametinde geçiren Yahya -aleyhisselam- Kur’an-ı Kerîm’de şu güzel vasıflarıyla methedilir:

“Tarafımızdan O’na kalp yumuşaklığı ve temizlik de (verdik). O, müttakî (günahlardan çok sakınan) bir kişiydi. Ana-babasına çok iyi davranırdı…” (Meryem, 13-14)
 
HZ. YAHYA’NIN (A.S) ŞEHADETİ

Yahya -aleyhisselam- şehîd edildiği zaman otuz küsur yaşındaydı.

O, ayet-i kerîmede de bildirildiği üzere üç tehlikeli günde Allah Teala’nın rahmetine nail olmuştur:

“Doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kabirden kaldırılacağı gün O’na selam olsun!” (Meryem, 15)

Beyzavî, bu ayeti şöyle açıklar:

“İnsanlara musallat olan şeytan, O’na hayatında zarar veremesin! Kabir azabından salim olsun! Hesab korkusu ve cehennem azabı görmesin!”

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hakk’a Adanmış Gençlik , Erkam Yayınları
 
Geri
Üst