İslamın Şartından Olan Hac kimlere farzdır?
Hac, İslam’ın beş temel şartından biri olup bedenı ve malı yönü olan bir ibadettir. Sağlık, servet ve yol emniyeti yönünden haccetme imkanına sahip (Kasanı, Bedai‘, 2/120), hür, (İbn Ebı Şeybe, el-Musannef, 3/354 [14868]) akıl sağlığı yerinde ve büluğ çağına erişmiş tüm müslümanlara farzdır (Merğinanı, el-Hidaye, 1/132; Kasanı, Bedai‘, 2/120; İbn abidın, Reddü’l-muhtar, 2/453-454). Bu şartları taşıyan kişinin, imkan elde edince, geciktirmeden bu farzı yerine getirmesi gerekir. Hayatında bir defa hac yapmış olan Müslümanın bir daha haccetmesi gerekmez (Müslim, Hac, 412 [1337]); ancak nafile olarak hac yapabilir (Ebu Davud, Menasik, 1 [1721]; İbn Mace, Menasik, 2 [2886]). Günümüzdeki kota sınırlamaları sebebiyle müracaat ettiği halde kurada ismi çıkmadığı için hacca gidemeden ölen kimseler, hacca gitmeye imkan bulamadığı için borçlu olarak ölmüş olmaz.
Kendisine hac farz olan kimsenin, haccını bizzat eda etmekle yükümlü olması için sağlıklı olması, tutukluluk veya yurt dışına çıkma yasağı gibi bir engelinin bulunmaması ve yolun güvenli olması şarttır (Mevsılı, el-İhtiyar, 1/141). Hac yolculuğuna katlanamayacak, ya da fiilen haccedemeyecek derecede hasta olanlar ile yaşlılar, hac kendilerine farz olsa bile, eda ile yükümlü değildirler. Bu durumda olanlar şartları oluştuğu takdirde bizzat haccederler. Eğer şartlar oluşmazsa kendi yerlerine bedel göndererek hac yaptırırlar (Merğinanı, el-Hidaye, 2/482). Hacca yazılıp da kurada ismi çıkmayan veya yurt dışına çıkışla ilgili başka engellerden dolayı gidemeyen kişiler için bu da bir mazerettir.