Kuranı Kerimi yavaş veya hızlı okumanın ölçüsü ne olmalıdır?
Kur’an-ı Kerîm’in tilaveti başlı başına bir ibadettir. Yüce Allah, Kur’an-ı Kerîm’in tertîl üzere okunmasını istemiştir (el-Furkan, 25/32; el-Müzzemmil, 73/4). Tertîl ise Kur’an’ı, anlamını düşünerek, yavaş yavaş, harflerin mahreçlerine ve tecvid kurallarına dikkat ederek okumak anlamına gelir. Bu bağlamda Kıraat alimleri Kur’an-ı Kerîm’in, tilavetteki hız bakımından üç şekilde okunabileceğini ifade etmişlerdir. Okuyuştaki hızı ilgilendiren bu üç şekil ve özellikleri şunlardır:
a) Tahkîk: Kur’an tilavetinde her harfin hakkını vermek, medleri gereği kadar (mertebelerine uygun bir şekilde) uzatmak, tutulması gereken yerleri tutarak; hareke, ihfa, iklab, ğunne vb. tecvid kurallarına riayet ederek Kur’an’ı okumaktır. Kıraatın en yavaş icra edildiği okuyuş şekli olan bu tarzda; medd-i tabiî bir elif, medd-i lîn üç elif, diğer medler ise dört elif uzatılarak okunur. Namazlardan sonra okunan aşr-ı şerifler genellikle bu usulle okunur.
b) Hadr: Kur’an-ı Kerîm’i tecvid kurallarına uymak şartıyla en hızlı okuyuştur. Bu okuyuşta; medd-i tabiî, medd-i munfasıl, medd-i arız ve medd-i lîn bir elif (medd-i lînde sükûnü lazım olan yerler iki elif), medd-i muttasıl iki elif ve medd-i lazım iki-üç elif uzatılarak okunur. Teravih namazlarında genellikle bu usûl uygulanır.
c) Tedvîr: Bu usûl, tahkîk ile hadr arasında orta yollu bir okuyuş şeklidir. Tedvîr ile okuyuşta; medd-i tabiî bir elif, medd-i lîn iki elif, medd-i muttasıl, medd-i munfasıl, medd-i arız üç elif; medd-i lazım ise dört elif miktarı uzatılarak okunur (bkz. Karaçam, Kur’an-ı Kerîm’in Faziletleri, 176-178; Gülle, Tecvid, 451-454). Hatim ve mukabelede genellikle bu usûl uygulanır.
Bütün okuyuş usullerinde ihfa, iklab ve ğunneli idğamlar, bir harfin okunuşundan çok, iki harfin okunuşundan az yani bir elif miktarına yakın tutularak okunur (bkz. Gülle, Tecvid, 318, 327, 336, 343-344).
Bu üç tilavet tarzının dışında bir de caiz olmayan okuma şekli vardır ki buna “hezreme” veya “tahlît” denir. Hadr’dan daha hızlı olan bu okuyuşta, harfler mahrecinden kayar, sıfatlarını kaybeder, harfler ve heceler birbirine karışır (Çetin, “Tilavet” DİA, 41/157; Pakdil, Ta’lim, 35-36).
Sonuç olarak okuyucu, sahih olan bu üç tarzdan herhangi birine göre okuyabilir; hatta bir usulle okurken diğer okuyuş usûlüne de geçebilir.
Kaynak: Diyanet Fetva Kurulu
Kur’an-ı Kerîm’in tilaveti başlı başına bir ibadettir. Yüce Allah, Kur’an-ı Kerîm’in tertîl üzere okunmasını istemiştir (el-Furkan, 25/32; el-Müzzemmil, 73/4). Tertîl ise Kur’an’ı, anlamını düşünerek, yavaş yavaş, harflerin mahreçlerine ve tecvid kurallarına dikkat ederek okumak anlamına gelir. Bu bağlamda Kıraat alimleri Kur’an-ı Kerîm’in, tilavetteki hız bakımından üç şekilde okunabileceğini ifade etmişlerdir. Okuyuştaki hızı ilgilendiren bu üç şekil ve özellikleri şunlardır:
a) Tahkîk: Kur’an tilavetinde her harfin hakkını vermek, medleri gereği kadar (mertebelerine uygun bir şekilde) uzatmak, tutulması gereken yerleri tutarak; hareke, ihfa, iklab, ğunne vb. tecvid kurallarına riayet ederek Kur’an’ı okumaktır. Kıraatın en yavaş icra edildiği okuyuş şekli olan bu tarzda; medd-i tabiî bir elif, medd-i lîn üç elif, diğer medler ise dört elif uzatılarak okunur. Namazlardan sonra okunan aşr-ı şerifler genellikle bu usulle okunur.
b) Hadr: Kur’an-ı Kerîm’i tecvid kurallarına uymak şartıyla en hızlı okuyuştur. Bu okuyuşta; medd-i tabiî, medd-i munfasıl, medd-i arız ve medd-i lîn bir elif (medd-i lînde sükûnü lazım olan yerler iki elif), medd-i muttasıl iki elif ve medd-i lazım iki-üç elif uzatılarak okunur. Teravih namazlarında genellikle bu usûl uygulanır.
c) Tedvîr: Bu usûl, tahkîk ile hadr arasında orta yollu bir okuyuş şeklidir. Tedvîr ile okuyuşta; medd-i tabiî bir elif, medd-i lîn iki elif, medd-i muttasıl, medd-i munfasıl, medd-i arız üç elif; medd-i lazım ise dört elif miktarı uzatılarak okunur (bkz. Karaçam, Kur’an-ı Kerîm’in Faziletleri, 176-178; Gülle, Tecvid, 451-454). Hatim ve mukabelede genellikle bu usûl uygulanır.
Bütün okuyuş usullerinde ihfa, iklab ve ğunneli idğamlar, bir harfin okunuşundan çok, iki harfin okunuşundan az yani bir elif miktarına yakın tutularak okunur (bkz. Gülle, Tecvid, 318, 327, 336, 343-344).
Bu üç tilavet tarzının dışında bir de caiz olmayan okuma şekli vardır ki buna “hezreme” veya “tahlît” denir. Hadr’dan daha hızlı olan bu okuyuşta, harfler mahrecinden kayar, sıfatlarını kaybeder, harfler ve heceler birbirine karışır (Çetin, “Tilavet” DİA, 41/157; Pakdil, Ta’lim, 35-36).
Sonuç olarak okuyucu, sahih olan bu üç tarzdan herhangi birine göre okuyabilir; hatta bir usulle okurken diğer okuyuş usûlüne de geçebilir.
Kaynak: Diyanet Fetva Kurulu