Melekler, Cinler ve İnsan Neyden Yaratılmıştır?
“Melekler nûrdan, cinler kızıl ateşten, adem de size bildirilen şeyden (topraktan) yaratılmıştır” hadisini nasıl anlamalıyız?
aişe radıyallahu anha’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Melekler nûrdan, cinler kızıl ateşten, adem de size bildirilen şeyden (topraktan) yaratılmıştır.” (Müslim, Zühd 60. Ayrıca bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, VI, 153, 168)
Hadisi Nasıl Anlamalıyız?
Hadisimizde, özellikleri itibariyle birbirinden farklı olan üç cins mahlûkun yaratıldığı asıl madde ortaya konmakta, dolayısıyla onların tabiatlarına, tavır ve hareketlerine bu maddelerin etki ettiğine işaret edilmektedir.
Buna göre melekler nûrdan yaratılmış latıf varlıklardır. Bu sebeple onların günah işlemeye karşı bir meyilleri yoktur. İşleri Cenab-ı Hakk’a ibadet etmek, O’nun kendilerine verdiği görevleri aynen yerine getirmektir. İnsanların ve cinlerin aksine onlar bir şey yiyip içmezler. Nurdan yaratılmanın onlara sağladığı bir imkan da değişik şekillere girebilmeleridir.
Cinlerin halis ateşten, dumansız saf alevden yaratıldığı ayet-i kerımede belirtilmekte (Rahman sûresi, 15), hatta bu ateşin “zehirli ateş” olduğu ifade edilmektedir. (Hicr sûresi, 27) Hadiste sözü edilen “kızıl ateşin” kırmızı, sarı ve yeşil renklere çalan ateş olduğu açıklanmaktadır. Cinler ateşten yaratıldıkları için, ana maddelerinin çeviklik, ataklık, hiddet, şiddet, değişkenlik, kararsızlık gibi özelliklerine sahiptir.
Allah Teala’nın Hz. adem’e secde etmeleri hususundaki emrine melekler uyduğu halde şeytanın, ‘Ben adem’den üstünüm’ diye secde etmemesi, kendini beğenip kibirlenmesi ve bu yüzden ebedı azaba ve lanete uğraması işte bu yaratılış özelliğinden kaynaklanmaktadır.
İnsanın topraktan yaratıldığını açıkça gösteren ayetler bulunduğu gibi, bu yaratılışın muhtelif safhalarında toprağa, çamur (tın), süzme çamur (sülale min tın), yapışkan çamur (tın lazib), kurumuş çamur (salsal) gibi adlar da verilmiştir (mesela bk. Hicr sûresi, 26, 28, 33; Rahman sûresi, 14) İnsan; asıl maddesi olan toprağın tabiatına uygun olarak ağırbaşlılık, sükûnet, tevazu, vakar, hilim, sabır gibi üstün özelliklere sahiptir. Hz. adem’i işlediği günahtan sonra Cenab-ı Hakk’a tövbe ve istiğfara, derin bir tevazu içinde yalvarıp yakarmaya sevkeden şey, işte bu yaratılış özelliğidir. Bu güzel vasıfları sebebiyle de Cenab-ı Mevla’nın affına ve mağfiretine nail olmuştur.
Üç önemli varlığın üç ayrı şeyden yaratılmış olması, onların yaratıldığı asıl maddelerin tabiatlarına, tavır ve hareketlerine yansıması, Cenab-ı Hakk’ın kudretinin büyüklüğünü ve her istediğini yapmaya güç yetirdiğini göstermektedir.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Cenab-ı Hak kudretinin sonsuzluğunu göstermek üzere pek çeşitli varlıklar yaratmıştır.
2. Bu sebeple melekleri nûrdan, cinleri kızıl ateşten, insanı da topraktan yaratmıştır.
Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları
“Melekler nûrdan, cinler kızıl ateşten, adem de size bildirilen şeyden (topraktan) yaratılmıştır” hadisini nasıl anlamalıyız?
aişe radıyallahu anha’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Melekler nûrdan, cinler kızıl ateşten, adem de size bildirilen şeyden (topraktan) yaratılmıştır.” (Müslim, Zühd 60. Ayrıca bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, VI, 153, 168)
Hadisi Nasıl Anlamalıyız?
Hadisimizde, özellikleri itibariyle birbirinden farklı olan üç cins mahlûkun yaratıldığı asıl madde ortaya konmakta, dolayısıyla onların tabiatlarına, tavır ve hareketlerine bu maddelerin etki ettiğine işaret edilmektedir.
Buna göre melekler nûrdan yaratılmış latıf varlıklardır. Bu sebeple onların günah işlemeye karşı bir meyilleri yoktur. İşleri Cenab-ı Hakk’a ibadet etmek, O’nun kendilerine verdiği görevleri aynen yerine getirmektir. İnsanların ve cinlerin aksine onlar bir şey yiyip içmezler. Nurdan yaratılmanın onlara sağladığı bir imkan da değişik şekillere girebilmeleridir.
Cinlerin halis ateşten, dumansız saf alevden yaratıldığı ayet-i kerımede belirtilmekte (Rahman sûresi, 15), hatta bu ateşin “zehirli ateş” olduğu ifade edilmektedir. (Hicr sûresi, 27) Hadiste sözü edilen “kızıl ateşin” kırmızı, sarı ve yeşil renklere çalan ateş olduğu açıklanmaktadır. Cinler ateşten yaratıldıkları için, ana maddelerinin çeviklik, ataklık, hiddet, şiddet, değişkenlik, kararsızlık gibi özelliklerine sahiptir.
Allah Teala’nın Hz. adem’e secde etmeleri hususundaki emrine melekler uyduğu halde şeytanın, ‘Ben adem’den üstünüm’ diye secde etmemesi, kendini beğenip kibirlenmesi ve bu yüzden ebedı azaba ve lanete uğraması işte bu yaratılış özelliğinden kaynaklanmaktadır.
İnsanın topraktan yaratıldığını açıkça gösteren ayetler bulunduğu gibi, bu yaratılışın muhtelif safhalarında toprağa, çamur (tın), süzme çamur (sülale min tın), yapışkan çamur (tın lazib), kurumuş çamur (salsal) gibi adlar da verilmiştir (mesela bk. Hicr sûresi, 26, 28, 33; Rahman sûresi, 14) İnsan; asıl maddesi olan toprağın tabiatına uygun olarak ağırbaşlılık, sükûnet, tevazu, vakar, hilim, sabır gibi üstün özelliklere sahiptir. Hz. adem’i işlediği günahtan sonra Cenab-ı Hakk’a tövbe ve istiğfara, derin bir tevazu içinde yalvarıp yakarmaya sevkeden şey, işte bu yaratılış özelliğidir. Bu güzel vasıfları sebebiyle de Cenab-ı Mevla’nın affına ve mağfiretine nail olmuştur.
Üç önemli varlığın üç ayrı şeyden yaratılmış olması, onların yaratıldığı asıl maddelerin tabiatlarına, tavır ve hareketlerine yansıması, Cenab-ı Hakk’ın kudretinin büyüklüğünü ve her istediğini yapmaya güç yetirdiğini göstermektedir.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Cenab-ı Hak kudretinin sonsuzluğunu göstermek üzere pek çeşitli varlıklar yaratmıştır.
2. Bu sebeple melekleri nûrdan, cinleri kızıl ateşten, insanı da topraktan yaratmıştır.
Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları