Peygamber efendimizin arkasında namaz kılan bazı sahabelerin isimleri nelerdir
Soru: Peygamber efendimiz Hz. Muhammed'in (asm) arkasında namaz kıldığı iki sahabenin isimlerini öğrenebilir miyim? Nasıl olmuştur?
Yanıt: Bildiğimiz kadarıyla, Peygamber Efendimiz aleyhissalatü vesselam, ashabından iki kişinin arkasında namaz kılmıştır. Bunlardan ilki Abdurrahman b. Avf (ra)'tır.
Tebük seferine giderken, Hicr'le Tebük arasında bir konaklama yerinde tan yeri ağardıktan sonra Allah’ın elçisi ihtiyacını gidermek için uzak bir yere gitmişti. Cemaat güneşin doğmasından endişe ederek Abdurrahman b. Avf (r.a)'ı öne geçirdiler. Hz. Peygamber abdest alıp dönünce Abdurrahman ruku'da idi. Cemaat, Resulullah'ın geldiğini anlayınca neredeyse namazı bozacaklardı. Abdurrahman da imamlıktan çekilmek istedi. Fakat Resulullah (asm)'ın işareti ile namaza devam etti. Allah elçisi bir rekatı imamla, bir rekatı da selãmdan sonra ayağa kalkarak tek başına kıldı. Namaz bitince de; "Güzel yaptınız" buyurdu (bk. Müsned, 4/247; İbn Sa'd Tabakat, 3/129; Vakıdı, Megazı, 3/1011)
Abdurahman b. Avf, Hz. Ebu Bekir’in gayretleriyle Müslüman olmuş ve ilklerdendir. 8. müslümandır. Uhud’da yirmiden fazla ok ve mızrak yarası almış ve bu sebeple topal kalmıştır.
Hz. Peygamberin katıldığı bütün savaşlara katılmıştır. Peygamberimiz, Dümet-ül Cendel mevkiini fethetmek üzere hazırlanan orduya komutan tayin etmiş ve onun başına kendi elleriyle sarık bağlamıştır.
Peygamberimiz zamanında 40 bin dinar (malının yarısını) ve 500 atı 700 develik ticaret kervanını üstündekilerle birlikte infak etmiştir.
Ömrü boyunca çok sayıda köle azad etmiş. Ümmü Seleme annemize: “Malımın çokluğu helakıma sebep olur mu? Bundan çok endişe ediyorum.” buyurmuştur.
75 yaşında vefat etmiş. Cenaze namazını Hz. Osman kıldırmıştır. Hayatta iken cennetle müjdelenen 10 kişiden biridir. (bk. (Tirmizı, Menakıb, 25; Müsned, 1/193)
Peygamber Efendimizin ashabından arkasında namaz kıldığı diğer sahabi, Ebu Bekir Sıddık (ra)’tır.
Resul-i Kibriya Efendimiz, hastalığı nedeniyle ancak ezan okununca Mescid-i Şerife çıkar ve cemaate namaz kıldırırdı.
Vefatına üç gün kala hastalığı birden ağırlaştı. Bu sebeple artık Mescidi Şerife de çıkamaz oldu. O zaman, "Ebu Bekir`e söyleyiniz, mü`minlere namaz kıldırsın" (İbn Sad, Tabakat, 2/217) diye emir vererek imamlığı Hz. Ebu Bekir`e bıraktı. Peygamber Efendimiz hayattayken, Hz. Ebu Bekir on yedi vakit namaz kıldırmıştır.
Peygamberimiz, Pazartesi günü sabah namazında Hz. Ayşe'nin kapısının perdesini açıp Mesciddeki cemaate baktı. Cemaat, Hz. Ebu Bekir'in arkasında saf olmuşlardı. Müslümanların saflarını görünce, gülümsedi. Hz. Ebu Bekir, Peygamberimizin cemaate namaz kıldırmak istediğini sanarak, ökçesinin üzerinde geriledi. Cemaat de, sevinmelerinden dolayı, az kalsın namazdan çıkacaklardı.
Peygamberimiz, "Olduğunuz yerde durunuz! Namazınızı tamamlayınız!" diye eliyle işaret buyurdu. Kendileri de Hz. Ebu Bekir`e uyarak namazını eda etti. (bk. Müsned, 3/110, 196; Sıre, 4/302; M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 8/266-268)
Hz. Ebu Bekir es Sıddık (r.a) (571-634), Hz. Muhammed (asm)’in İslam’ı tebliğe başlamasından sonra ilk iman eden hür erkeklerin; raşit halifelerin, aşere-i mübeşşerenin ilkidir. Camiu’l Kur’an, es-Sıddık, el-Atik lakaplarıyla bilinen büyük sahabidir. Kur’an-ı Kerim’de hicret sırasında Rasulullah’la beraber olmasından dolayı, “…mağarada bulunan iki kişiden biri…” (Tevbe, 9/40) şeklinde ondan bahsedilmektedir.
Rasulullah’a iman eden Ebu Bekir (r.a.) İslam davetçiliğine başlamış, Osman b. Affan, Zübeyr b. Avvam, Abdurrahman b. Avf, Sa’d b. Ebı Vakkas ve Talha b. Ubeydullah gibi İslam’ın yücelmesinde büyük emekleri olan ilk müslümanların bir çoğu İslam’ı onun davetiyle kabul etmişlerdir. Hz. Ebu Bekir hayatı boyunca Rasulullah’ın yanından ayrılmamış, çocukluğundan itibaren aralarında büyük bir dostluk kurulmuştur. Rasulullah birçok hususlarda onun görüşünü tercih ederdi. Umumı ve hususı olan önemli işlerde ashabıyla müşavere eden Peygamber (s.a.s.) bazı hususlarda özellikle Ebu Bekir’e danışırdı. (İbn Haldun, Mukaddime, 206).
Hilafeti iki sene üç ay gibi çok kısa bir müddet sürmesine rağmen Hz. Ebu Bekir zamanında İslam devleti büyük bir gelişme göstermiştir. Hz. Ebu Bekir Hicrı 13. yılda Cemaziyelahir ayının başında hicretten sonra Medine’de yakalandığı hastalığının ortaya çıkması üzerine yatağa düşünce yerine Ömer’in namaz kıldırmasını istedi. Ashabla istişare ederek Hz. Ömer’i halifeliğe uygun gördüğünü söyledi. Hz. Ömer’in sert ve kaba oluşu gibi bazı itirazlara cevap verdi ve hilafet ahitnamesini Hz. Osman’a yazdırdı.
Ebu Bekir (r.a.) de, çok sevdiği Rasulullah gibi altmışüç yaşında vefat etti. Vasiyeti gereği Rasulullah’ın yanına -omuz hizasında olarak- defnedildi. Böylece bu iki büyük insanın, iki büyük dostun, kabirlerinde de birliktelikleri devam etti.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
Soru: Peygamber efendimiz Hz. Muhammed'in (asm) arkasında namaz kıldığı iki sahabenin isimlerini öğrenebilir miyim? Nasıl olmuştur?
Yanıt: Bildiğimiz kadarıyla, Peygamber Efendimiz aleyhissalatü vesselam, ashabından iki kişinin arkasında namaz kılmıştır. Bunlardan ilki Abdurrahman b. Avf (ra)'tır.
Tebük seferine giderken, Hicr'le Tebük arasında bir konaklama yerinde tan yeri ağardıktan sonra Allah’ın elçisi ihtiyacını gidermek için uzak bir yere gitmişti. Cemaat güneşin doğmasından endişe ederek Abdurrahman b. Avf (r.a)'ı öne geçirdiler. Hz. Peygamber abdest alıp dönünce Abdurrahman ruku'da idi. Cemaat, Resulullah'ın geldiğini anlayınca neredeyse namazı bozacaklardı. Abdurrahman da imamlıktan çekilmek istedi. Fakat Resulullah (asm)'ın işareti ile namaza devam etti. Allah elçisi bir rekatı imamla, bir rekatı da selãmdan sonra ayağa kalkarak tek başına kıldı. Namaz bitince de; "Güzel yaptınız" buyurdu (bk. Müsned, 4/247; İbn Sa'd Tabakat, 3/129; Vakıdı, Megazı, 3/1011)
Abdurahman b. Avf, Hz. Ebu Bekir’in gayretleriyle Müslüman olmuş ve ilklerdendir. 8. müslümandır. Uhud’da yirmiden fazla ok ve mızrak yarası almış ve bu sebeple topal kalmıştır.
Hz. Peygamberin katıldığı bütün savaşlara katılmıştır. Peygamberimiz, Dümet-ül Cendel mevkiini fethetmek üzere hazırlanan orduya komutan tayin etmiş ve onun başına kendi elleriyle sarık bağlamıştır.
Peygamberimiz zamanında 40 bin dinar (malının yarısını) ve 500 atı 700 develik ticaret kervanını üstündekilerle birlikte infak etmiştir.
Ömrü boyunca çok sayıda köle azad etmiş. Ümmü Seleme annemize: “Malımın çokluğu helakıma sebep olur mu? Bundan çok endişe ediyorum.” buyurmuştur.
75 yaşında vefat etmiş. Cenaze namazını Hz. Osman kıldırmıştır. Hayatta iken cennetle müjdelenen 10 kişiden biridir. (bk. (Tirmizı, Menakıb, 25; Müsned, 1/193)
Peygamber Efendimizin ashabından arkasında namaz kıldığı diğer sahabi, Ebu Bekir Sıddık (ra)’tır.
Resul-i Kibriya Efendimiz, hastalığı nedeniyle ancak ezan okununca Mescid-i Şerife çıkar ve cemaate namaz kıldırırdı.
Vefatına üç gün kala hastalığı birden ağırlaştı. Bu sebeple artık Mescidi Şerife de çıkamaz oldu. O zaman, "Ebu Bekir`e söyleyiniz, mü`minlere namaz kıldırsın" (İbn Sad, Tabakat, 2/217) diye emir vererek imamlığı Hz. Ebu Bekir`e bıraktı. Peygamber Efendimiz hayattayken, Hz. Ebu Bekir on yedi vakit namaz kıldırmıştır.
Peygamberimiz, Pazartesi günü sabah namazında Hz. Ayşe'nin kapısının perdesini açıp Mesciddeki cemaate baktı. Cemaat, Hz. Ebu Bekir'in arkasında saf olmuşlardı. Müslümanların saflarını görünce, gülümsedi. Hz. Ebu Bekir, Peygamberimizin cemaate namaz kıldırmak istediğini sanarak, ökçesinin üzerinde geriledi. Cemaat de, sevinmelerinden dolayı, az kalsın namazdan çıkacaklardı.
Peygamberimiz, "Olduğunuz yerde durunuz! Namazınızı tamamlayınız!" diye eliyle işaret buyurdu. Kendileri de Hz. Ebu Bekir`e uyarak namazını eda etti. (bk. Müsned, 3/110, 196; Sıre, 4/302; M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 8/266-268)
Hz. Ebu Bekir es Sıddık (r.a) (571-634), Hz. Muhammed (asm)’in İslam’ı tebliğe başlamasından sonra ilk iman eden hür erkeklerin; raşit halifelerin, aşere-i mübeşşerenin ilkidir. Camiu’l Kur’an, es-Sıddık, el-Atik lakaplarıyla bilinen büyük sahabidir. Kur’an-ı Kerim’de hicret sırasında Rasulullah’la beraber olmasından dolayı, “…mağarada bulunan iki kişiden biri…” (Tevbe, 9/40) şeklinde ondan bahsedilmektedir.
Rasulullah’a iman eden Ebu Bekir (r.a.) İslam davetçiliğine başlamış, Osman b. Affan, Zübeyr b. Avvam, Abdurrahman b. Avf, Sa’d b. Ebı Vakkas ve Talha b. Ubeydullah gibi İslam’ın yücelmesinde büyük emekleri olan ilk müslümanların bir çoğu İslam’ı onun davetiyle kabul etmişlerdir. Hz. Ebu Bekir hayatı boyunca Rasulullah’ın yanından ayrılmamış, çocukluğundan itibaren aralarında büyük bir dostluk kurulmuştur. Rasulullah birçok hususlarda onun görüşünü tercih ederdi. Umumı ve hususı olan önemli işlerde ashabıyla müşavere eden Peygamber (s.a.s.) bazı hususlarda özellikle Ebu Bekir’e danışırdı. (İbn Haldun, Mukaddime, 206).
Hilafeti iki sene üç ay gibi çok kısa bir müddet sürmesine rağmen Hz. Ebu Bekir zamanında İslam devleti büyük bir gelişme göstermiştir. Hz. Ebu Bekir Hicrı 13. yılda Cemaziyelahir ayının başında hicretten sonra Medine’de yakalandığı hastalığının ortaya çıkması üzerine yatağa düşünce yerine Ömer’in namaz kıldırmasını istedi. Ashabla istişare ederek Hz. Ömer’i halifeliğe uygun gördüğünü söyledi. Hz. Ömer’in sert ve kaba oluşu gibi bazı itirazlara cevap verdi ve hilafet ahitnamesini Hz. Osman’a yazdırdı.
Ebu Bekir (r.a.) de, çok sevdiği Rasulullah gibi altmışüç yaşında vefat etti. Vasiyeti gereği Rasulullah’ın yanına -omuz hizasında olarak- defnedildi. Böylece bu iki büyük insanın, iki büyük dostun, kabirlerinde de birliktelikleri devam etti.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet