Peygamberimizin Katıldığı Savaşlar ile İlgili Hadisler

Peygamber (s.a.v.) Efendimizin katıldığı savaşlar hangileridir? Peygamberimizin (s.a.v.) savaşları hakkında hadis-i şerifler.
Hz. Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) katıldığı savaşlar ile ilgili hadisler.
Ebu Musa el-Eş’arı (radıyallahu anh) anlatıyor:
“Resulullah bize kendisinin isimlerini şöyle söylerdi: ‘Ben Muhammed’im, Ahmed’im, (peygamberlerin ardından gelen) Mukaffı’yim, (kıyamette insanların arkamda toplandığı) Haşir’im, Tevbe Peygamberi’yim, Rahmet Peygamberi’yim.’” (Müslim, Fedail, 126)
Ebu Hüreyre’den (radıyallahu anh) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Düşmanla karşılaşmayı istemeyin. Onlarla karşılaştığınızda ise sabredin!” (Müslim, Cihad ve siyer, 19)
Ebu Saıd el-Hudrı’den (radıyallahu anh) rivayet edildiğine göre,
“Ya Resulallah, hangi insan daha faziletlidir?” diye soruldu. Resulullah, “Canıyla, malıyla Allah yolunda cihad eden mümin” buyurdu. (Buharı, Cihad, 2)
Nafi’den (radıyallahu anh) nakledildiğine göre, Abdullah b. Ömer (radıyallahu anh) ona şunları anlatmıştır:
“Hz. Peygamber’in savaşlarından birinde öldürülmüş bir kadın bulundu. Bunun üzerine Resulullah kadınların ve çocukların öldürülmesini kabul etmedi.” (Buharı, Cihad, 147)
Süleyman b. Büreyde’nin (radıyallahu anh), babasından rivayet ettiğine göre,
Resulullah birini orduya komutan olarak tayin ettiğinde ona özel olarak, Allah karşısında takva sahibi olmasını, beraberindeki Müslüman askerlere iyi davranmasını tavsiye eder ve şöyle derdi: “Allah’ın adıyla ve Allah yolunda savaşın. Allah’ı inkar edenlerle savaşın. Savaşın, fakat hainlik yapmayın, zulmetmeyin, öldürdüğünüz kimselerin organlarını kesmeyin ve çocukları öldürmeyin.” (Tirmizı, Diyat, 14)
Abdullah b. Amr’dan (radıyallahu anh) nakledildiğine göre,
Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Bedir günü üç yüz on beş kişi ile çıktı ve “Allah’ım, bu askerler kendilerini taşıyacak bir binekten yoksunlar, onları sen taşı! Allah’ım, onlar çıplaklar, onları sen giydir! Allah’ım, onlar açlar, onları sen doyur!” diye dua etti. Neticede Allah Bedir günü kendisine zafer nasip etti. Dönüşte her biri mutlaka bir ya da iki deveyle, elbiseli ve karınları tok olarak (Medine’ye) gelmişlerdi. (Ebu Davud, Cihad, 145)

Peygamber (s.a.v.) Efendimizin katıldığı savaşlar hangileridir? Peygamberimizin (s.a.v.) savaşları hakkında hadis-i şerifler.
Hz. Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) katıldığı savaşlar ile ilgili hadisler.
Ebu Musa el-Eş’arı (radıyallahu anh) anlatıyor:
“Resulullah bize kendisinin isimlerini şöyle söylerdi: ‘Ben Muhammed’im, Ahmed’im, (peygamberlerin ardından gelen) Mukaffı’yim, (kıyamette insanların arkamda toplandığı) Haşir’im, Tevbe Peygamberi’yim, Rahmet Peygamberi’yim.’” (Müslim, Fedail, 126)
Ebu Hüreyre’den (radıyallahu anh) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Düşmanla karşılaşmayı istemeyin. Onlarla karşılaştığınızda ise sabredin!” (Müslim, Cihad ve siyer, 19)
Ebu Saıd el-Hudrı’den (radıyallahu anh) rivayet edildiğine göre,
“Ya Resulallah, hangi insan daha faziletlidir?” diye soruldu. Resulullah, “Canıyla, malıyla Allah yolunda cihad eden mümin” buyurdu. (Buharı, Cihad, 2)
Nafi’den (radıyallahu anh) nakledildiğine göre, Abdullah b. Ömer (radıyallahu anh) ona şunları anlatmıştır:
“Hz. Peygamber’in savaşlarından birinde öldürülmüş bir kadın bulundu. Bunun üzerine Resulullah kadınların ve çocukların öldürülmesini kabul etmedi.” (Buharı, Cihad, 147)
Süleyman b. Büreyde’nin (radıyallahu anh), babasından rivayet ettiğine göre,
Resulullah birini orduya komutan olarak tayin ettiğinde ona özel olarak, Allah karşısında takva sahibi olmasını, beraberindeki Müslüman askerlere iyi davranmasını tavsiye eder ve şöyle derdi: “Allah’ın adıyla ve Allah yolunda savaşın. Allah’ı inkar edenlerle savaşın. Savaşın, fakat hainlik yapmayın, zulmetmeyin, öldürdüğünüz kimselerin organlarını kesmeyin ve çocukları öldürmeyin.” (Tirmizı, Diyat, 14)
Abdullah b. Amr’dan (radıyallahu anh) nakledildiğine göre,
Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Bedir günü üç yüz on beş kişi ile çıktı ve “Allah’ım, bu askerler kendilerini taşıyacak bir binekten yoksunlar, onları sen taşı! Allah’ım, onlar çıplaklar, onları sen giydir! Allah’ım, onlar açlar, onları sen doyur!” diye dua etti. Neticede Allah Bedir günü kendisine zafer nasip etti. Dönüşte her biri mutlaka bir ya da iki deveyle, elbiseli ve karınları tok olarak (Medine’ye) gelmişlerdi. (Ebu Davud, Cihad, 145)