Sultan Sencer Kimdir?

Admin

Administrator
Yönetici
Admin
Sultan Sencer Kimdir?

517

Sultan Sencer Kimdir? Büyük Selçuklu Devleti Sultanı Sencer’in hayatı, dönemi ve faaliyetleri.
Ahmet Sencer veya Sultan Sencer ya da Muizzeddin Ahmet Sencer (d. 1086 - ö. 8 Mayıs 1157), 1097-1118 tarihleri arası Horasan Selçuklu Meliki, 1118-1157 döneminde Büyük Selçuklu Sultanı.

Sultan Sencer, Büyük Selçuklu Devleti’nin son hükümdarı olması hasebiyle Türk tarihinde önemli bir yere sahiptir.
 
SULTAN SENCER’İN HAYATI

Sultan Sencer, 5 Kasım 1086’da Sincar’da doğdu. Babası Sultan Melikşah’tır. Sencer isminin ona doğum yerinden dolayı verildiği rivayet edilir. Adının Sancar olduğunu, bu kelimenin Türkçe “saplamak” anlamındaki sançmak kelimesinden türetildiğini belirten kaynaklar da vardır. Sencer’in çok güzel yüzlü olduğu, çocukluğunda geçirdiği çiçek hastalığının Ömer Hayyam tarafından tedavi edilmesine rağmen yüzünde korkunç izler bıraktığı söylenir. Henüz altı yaşında iken babası Melikşah’ı kaybetti.

Sultan Berkyaruk, amcası Arslan Argun’un isyanını üvey kardeşi Sencer ve Atabeg Emır Kamaç’ın desteğiyle bastırdı. Bu sefer sonunda merkezi Merv olmak üzere Gazne sınırlarına kadar uzanan Horasan topraklarını Melik Sencer’e ikta etti. Emır Kamaç’ı kendisine atabeg, Ebü’l-Feth Ali b. Hüseyin’i vezir tayin ettikten sonra Irak’a döndü.

Horasan’a hakim olma meselesinden dolayı Melik Sencer ile bozuşan Habeşı, Sultan Berkyaruk’tan yardım istedi. Yapılan savaşta Sencer’in ordusu Sultan Berkyaruk’un ordusunu bozguna uğrattı. Bu savaştan sonra Berkyaruk ve Sencer birbirini rakip görmeye başladı.

Muhammed Tapar, Sultan Berkyaruk ile yaptığı ikinci savaştan mağlup ayrılınca Horasan hakimi Melik Sencer’le ittifak kurdu. Nizamülmülk’e bağlı Gulamlar da kendilerine katıldı. Bu olay onların halk nazarında itibarını arttırdı. Sultan Berkyaruk ile Muhammed Tapar arasında 17 Şubat 1103’de yapılan beşinci savaştan sonra taraflar anlaşmaya vardı. Buna göre Sencer’in Horasan ve Maveraünnehir’deki hakimiyetinde herhangi bir değişiklik yapılmadı ve onun Muhammed Tapar’ı metbu tanıması benimsendi.

Taht kavgalarından faydalanarak Selçuklular’ın Maveraünnehir hakimiyetine son vermek ve Horasan’ı istila etmek isteyen Doğu Karahanlı Hükümdarı Harun Tegin (Kadır Han), Sencer’in emırlerinden Gündoğdu ile sürekli haberleşerek büyük bir ordu kurdu.

Sipehsalar, Emır Bozkuş’a hasedinden dolayı Sencer’e ihanet eden Gündoğdu, Kadır Han’ın ordusuna katıldı. Casusları vasıtasıyla Kadır Han’ı takip ettiren Sencer bir gün onun Belh civarında ava çıktığını öğrenince Emır Bozkuş’u onu yakalamak üzere görevlendirdi. Kısa süren bir çatışmanın ardından Kadır Han ve Gündoğdu öldürüldü. Bu olayın ardından Maveraünnehir’i yeniden teşkilatlandıran Sencer, Batı Karahanlı Devleti’ni kendine tabi kıldı.

Sultan Muhammed Tapar devrinde ve Sencer’in saltanatı boyunca Karahanlılar, Büyük Selçuklu Devleti’ni metbu tanımaya devam ettiler. Bunda siyası evlilikler yoluyla tesis edilen akrabalık ve dostluklar kadar Melik Sencer’in tutumunun da önemli rolü oldu.

Sencer’in Horasan melikliği devrinde Gazneliler mağlup edilerek Selçuklular’a tabi bir devlet haline getirildi.
 
SULTAN SENCER DÖNEMİ

Sultan Muhammed Tapar’ın ölümünden 18 Nisan 1118’de sonra 14 yaşındaki oğlu Mahmud, Büyük Selçuklu sultanı ilan edildi; Abbası Halifesi Müstazhir-Billah saltanatını onaylayıp Bağdat’ta onun adına hutbe okuttu. Ancak Sencer de 14 Haziran 1118’de hükümdarlığını ilan ederek yeğeni Mahmud’u bertaraf etmek için seferber oldu. Amcasının yola çıktığını haber alan Mahmud ona kıymetli hediyeler gönderip yıllık 20.000 dinar vergi ödemeyi teklif ettiyse de Sencer bunu kabul etmedi. Sencer’in kararlılığını gören Mahmud Rey’e gidip savaş hazırlıklarına başladı. Save civarında yapılan savaşta 10 Eylül 1119’da Mahmud yenilip İsfahan’a çekildi. Bu olayın ardından Halife Müsterşid-Billah, Bağdat’ta Sultan Sencer adına hutbe okutmaya başladı. Mahmud’un veziri Kemalülmülk (Kemaleddin) es-Sümeyremı ve kumandanları Sencer’den Mahmud’un bağışlanmasını istediler, Sencer de yeğenini bağışladı. Daha sonra onu Irak Selçuklu sultanı ve kendisinin veliahdı ilan edip kızıyla evlendirdi. Mahmud, Sencer’in önce Mahmelek Hatun adlı kızıyla, onun ölümü üzerine diğer kızı Gevher Neseb Hatun ile evlendi. Kasım 1119’da yapılan anlaşmaya göre Sencer “es-sultanü’l-a‘zam” ve “sultanü’s-selatın”, Mahmud “es-sultanü’l-muazzam” ve “seyyidü’s-selatın” unvanlarını kullanacaktı. Sencer, Muhammed Tapar’ın doğrudan yönettiği toprakların bir kısmını yeğenine bıraktı; Rey, Mazenderan ve Kūmis bölgelerini kendi topraklarına kattı.

Sultan Sencer, hanedan mensupları arasındaki mücadeleler yüzünden zaman zaman Irak Selçukluları’nın iç işlerine ve Abbası halifeleriyle olan ilişkilerine müdahale etmek zorunda kaldı.

Sencer, Mahmud’un ölümünden sonra kardeşlerinden Tuğrul’u Irak Selçuklu sultanlığına getirdi ve ülkede onun adına hutbe okuttu. Onun da ölümünden sonra Mesud’un Irak Selçuklu tahtına çıkmasını onayladı.

Sultan Sencer bu yıllarda Kaşgar’dan Yemen, Mekke, Taif, Mekran’a; Uman ve Azerbaycan’dan Anadolu’ya kadar çok geniş bir coğrafyaya hükmediyordu. Onun Büyük Selçuklu sultanı olmasıyla devletin idarı merkezi Irak-ı Acem’den Horasan’a nakledildi, böylece Selçuklu tarihinde ikinci imparatorluk devri başladı.
 
SENCER DEVRİNDE SELÇUKLU-ABBaSı MÜNASEBETLERİ

Selçuklular’la Abbası halifeleri arasında akrabalık kurma gayretleri bu dönemde de devam etti. 1124 yılında Halife Müsterşid-Billah, Sencer’in kızıyla evlendi. Sultan Mahmud b. Muhammed Tapar’ın ölümünün ardından yerine geçen oğlu Davud, Halife Müsterşid’den kendi adına hutbe okutmasını istedi. Halife hutbe konusunda kararın Sultan Sencer’e ait olduğunu bildirdi. Daha sonra Melik Mesud’un aynı mahiyetteki teklifini de reddetti ve Sencer’e haber gönderip başkasının hutbe okutmasına izin vermemesini istedi. Sultan Sencer, Sultan Mes‘ud b. Muhammed Tapar’ın halife ile ittifak yapması üzerine halifeye bir mektup yollayarak onu bu ittifaktan vazgeçirmeye çalıştı. Ancak halife, Sencer ile her türlü ilişkiyi kesti.

Halife, Mesud, Selçuk Şah ve Karaca Sakı’den oluşan müttefikler Sencer ile savaşa hazırlanırken Sencer, İmadüddin Zengı ve Dübeys’i eski görevlerine ve iktalarına iade ederek kendi tarafına çekti. İmadüddin Zengı ile hilafet ordusu Hısnülberamike’de karşılaştı. Halife bizzat savaştığı bu muharebede Zengı’yi ve Dübeys’i bozguna uğrattı. Sultan Sencer’in, Tuğrul’u Irak Selçuklu sultanı ilan etmesine rağmen Halife Müsterşid-Billah, Mesud’u sultan olarak tanıyıp adına hutbe okuttu. Sencer halifenin siyası faaliyetlerinden duyduğu rahatsızlığı bir mektupla vezirine bildirdi. Sencer mektubunda halifeye saygı gösterdiğini, ancak halifenin yanlış bir yola girdiğini, hanedan mensuplarını ve bazı kumandanları yanına çekerek kendisine karşı savaş hazırlığı yaptığını söyledi ve bu hareketlerinden vazgeçmesini istedi. Halife de sultanın vezirine gönderdiği mektupta aralarının bozulmasını istemediğini bildirdi.

Halife Tuğrul’a gücenerek kendi hizmetine giren bazı kumandanların Tuğrul ile tekrar anlaşması ve bir kısmının Sultan Mesud’a sığınması üzerine bunların kendisine iadesini istedi. Mesud bu talebi geri çevirince halifeyle arası açıldı. Sultan Mesud, Halife Müsterşid-Billah’ı bozguna uğratıp esir aldıktan sonra Hemedan’a döndü. Sultan Sencer’e bir mektup yollayarak halife hakkındaki emirlerini beklediğini bildirdi. Sencer cevabında halifenin huzuruna gidip af dilemesini ve onu hemen yerine iade etmesini istedi. Halife Bağdat’a dönmek üzere hazırlıklarını tamamladığı sırada Batınıler tarafından öldürüldü. Müsterşid-Billah’ın halefi Raşid-Billah, Bağdat’ta Sultan Sencer ve Mesud adına okunmakta olan hutbeye son verip Melik Davud adına hutbe okutunca Mesud Bağdat’a girdi ve ulemanın fetvasıyla Raşid-Billah halifelik makamından azledildi. Sultan Sencer, Muktefı-Liemrillah halife olunca Sultan Mesud’a bir elçi gönderip kendi adına yeni halifeye biat etmesini istedi. Halife Muktefı, Muhammed Tapar’ın kızı Fatıma Hatun ile evlenerek iki hanedan arasındaki ilişkileri geliştirmek için çalıştı. Sultan Mesud da halifenin kızı Seyyide ile nikahlandı ancak bu evlilik sultanın ölümü yüzünden gerçekleşmedi.

Sultan Sencer ölünce Bağdat’ta Selçuklular adına okunmakta olan hutbeye son verildi.
 
SELÇUKLU-GAZNELİ MÜNASEBETLERİ

Horasan meliki iken Gazneliler’in Selçuklular’a tabi devlet haline gelmesini sağlayan Sencer, 18 yıl sonra Gazneli Hükümdarı Behram Şah’ın bağımsız hareket etmeye kalkışması, halkın mallarını müsadere etmesi ve yıllık 250 bin dinar haracı ödememesi üzerine sefere çıktı. Kış yüzünden büyük sıkıntılarla karşılaşmasına rağmen Gazne yakınlarına kadar geldi. Behram Şah elçiler gönderip af diledi. Sultan da huzuruna gelerek itaat arzettiği takdirde onu affedeceğini söyledi. Behram Şah’ın kumandanlarından Cevher iki hükümdar arasında elçilik yapıp görüşmelerini sağlamaya çalıştıysa da Behram Şah son anda korkarak geri döndü. Sencer hiçbir mukavemetle karşılaşmadan Gazne’ye girdi. Behram Şah’a bir mektup yazarak hakkında kötülük düşünmediğini teyit etti. Behram Şah’ın affedilmesini istemesi üzerine Sencer ülkesini ona iade etti ve Horasan’a döndü.

SELÇUKLU-KARAHANLI MÜNASEBETLERİ
Sencer’in meliklik döneminde Büyük Selçuklular’a tabi hale getirdiği Batı Karahanlı hükümdarı ve kayınpederi Arslan Han son yıllarında felç olmuş, ülke yönetimini oğlu ve naibi 2. Nasr Han’a bırakmıştı. Bu dönemde Ali evladından bir fakih Semerkant şehrinin reisiyle iş birliği yaparak Karahanlılar’a karşı bir isyan hareketi başlattı ve Nasr Han öldürüldü. Müttefiklerin Karahanlı hanedanına son vermesinden endişe eden Arslan Han, Sultan Sencer’den yardım istedi. Ancak bir süre sonra diğer oğlu 2. Ahmed’in isyancı fakihi öldürdüğünü ve şehrin reisini yakalayıp hapsettiğini bildirip Sencer’den geri dönmesini istedi. Sencer bu gelişme üzerine bir süre bekledi.

Av sırasında karşılaştığı silahlı kişilerden şüphelenip onları sorguya çekince bunlar kendisine suikast düzenlemek üzere Arslan Han tarafından gönderildiklerini itiraf ettiler. Sencer Semerkant’a yürüyüp şehri ele geçirdi. Bir kaleye sığınmış olan Arslan Han af diledi.
 
KATVAN SAVAŞI

Yehlü Taşi (Gürhan) kumandasındaki Karahıtay ordusunun Sultan Sencer tarafından tayin edilen Batı Karahanlı Hükümdarı Mahmud b. Muhammed’i Hucend yakınlarında mağlup etmesi Maveraünnehir halkını büyük endişeye sevketti. Bu sırada Karahanlılar’la onlara tabi Karluklar arasında anlaşmazlık çıktı ve Karahanlı Hakanı Mahmud b. Muhammed, Sultan Sencer’den yardım istedi. Karluklar da Gürhan’a başvurdu.

Gürhan, Sencer’e mektup yazarak Karluklar için af diledi ancak Sencer onun isteğini geri çevirdiği gibi kendisini tehdit etti. Bunun üzerine Gürhan 100 bin kişilik orduyla yola çıktı. Semerkant civarındaki Katvan sahrasında 9 Eylül 1141’de meydana gelen savaşta Selçuklu ordusu ağır bir yenilgiye uğradı. 30 bin kayıp veren Sencer 300 süvariyle Tirmiz’e kaçarken eşi Terken Hatun ve önde gelen emırleri esir düştü. Mahmud Han ülkeyi terketti.

Katvan yenilgisi Büyük Selçuklular’ın yıkılışına zemin hazırladığı gibi İslam dünyasının siyası, içtimaı ve iktisadı buhranlara sürüklenmesine de yol açtı. Sultan Sencer, bu mağlubiyetten sonra kendisini toparlama imkanı bulamadan Harizmşah Atsız’ın istila harekatıyla karşılaştı.

SELÇUKLU-HaRİZMŞAHLAR MÜNASEBETİ
Harizmşahlar 1135 yılına kadar Sultan Sencer’e bağlı kaldılar ve onun emrinde seferlere katıldılar. Bizzat Harizmşah Atsız b. Muhammed, 1130’da Sultan Sencer’in emrinde Maveraünnehir’e ve 1132’de Irak Selçuklu Sultanı Mesud’a karşı düzenlenen seferlerde büyük yararlıklar gösterdi. Ancak Sencer, 1135’te Gazneli Behram Şah’a karşı düzenlediği sefer sırasında Atsız’ın kendisine karşı bir komplo hazırlığı içinde olduğuna dair haberler yüzünden ona duyduğu güveni kaybetti. Atsız’ın Cend ve Mangışlak’a kadar yayılan arazide kendi başına akınlar düzenlemesi ve bağımsız hareket etmeye kalkışması Sultan Sencer’i tedbir almaya sevketti. Atsız’ı cezalandırmak için Harizm üzerine yürüyen Sultan Sencer, Harizmşahlar’ı bozguna uğrattı. Atsız 10 bine yakın kayıp vererek kaçtı. Esirler arasında bulunan oğlu Atlığ, Sencer’in emriyle öldürüldü.

Sencer, Melik Gıyaseddin Süleyman Şah b. Muhammed Tapar’ı Harizm’in idaresine memur etti. Ancak Atsız, Sencer Merv’e döner dönmez onu Harizm’den uzaklaştırdı, 1140 yılında Buhara’ya hücum edip şehrin valisi Zengı b. Ali’yi idam ettirdi. Bir süre sonra Sencer’den af diledi ve kendisine tabi olacağına dair yemin etti. Ancak Katvan yenilgisinden cesaret alarak 1141 Ekim başlarında Horasan’a yürüyen Atsız, Serahs yoluyla başşehir Merv’e hareket etti. Merv’i ele geçirip birçok kişiyi öldürttü. 1142 ilkbaharında Nışabur’a girdi ve burada kendi adına hutbe okuttu. Beş hafta sonra Nışabur’da hutbe tekrar Selçuklular adına okunmaya başlandı. Atsız, Harizm’e dönünce Horasan’ı yeniden hakimiyeti altına alan Sultan Sencer 1143 Temmuzunda ikinci defa Harizm seferine çıkıp Gürgenç’e kadar geldi. Atsız kıymetli hediyeler gönderip af diledi. Sultan Sencer, Horasan’da ele geçi
rdiği malları iade etmesi ve kendisine tabi olması şartıyla onu bağışladı.

Sencer’in Merv’e dönmesinin ardından Atsız tekrar Selçuklular aleyhinde faaliyetlere başladı. Sencer’in Atsız’a gönderdiği elçi Edıb Sabir, Atsız’ın kendisini öldürmek üzere iki İsmailı fedaisiyle anlaştığını Sencer’e bildirdi. Bu iki kişi Merv’de yakalanıp öldürüldü. Atsız da Edıb Sabir’i Ceyhun nehrinde boğdurttu. Bunun üzerine Sencer 1147’de üçüncü Harizm seferine çıktı. Hezaresb Kalesi’ni iki ay kuşattıktan sonra zaptetti ve Gürgenç’e ilerledi. Atsız yine af dileyince Sencer onu affett.
 
SELÇUKLU-GURLU MÜNASEBETLERİ
Sencer’in Katvan’da uğradığı yenilginin ardından Gurlular Sulçuklu’ya baş kaldırdı. Gurlu Hükümdarı Seyfeddin Surı, Gazne’yi ele geçirip sultanlığını ilan etti. Tabi olduğu Sultan Sencer’in himayesinde Hindistan’dan Gazne’ye dönen Behram Şah, Seyfeddin Surı’yi mağlup ederek esir aldı ve bir süre sonra idam ettirdi. Gurlu Hükümdarı Alaeddin Hüseyin öldürülen kardeşlerinin intikamını almak üzere Gazne’ye girip yedi gün boyunca her tarafı yakıp yıktı. Bundan dolayı “Cihansuz” lakabıyla anılan Alaeddin vergilerini ödemeyip bağımsızlığını ilan edince Sultan Sencer, Gurlular’a karşı sefere çıktı. İki ordu birbirine yaklaşınca Gurlu kuvvetleri arasında yer alan Oğuz ve Halaçlar’a mensup Türk askerleri Sencer’in safına geçti. 1152 yılında Gurlular mağlup oldu ve ağır kayıplar verdi. Esir alınan Sultan Alaeddin affedildi ve Selçuklular’a tabi olarak hüküm sürmek için Gur topraklarına gönderildi. Sultan Sencer, Katvan yenilgisinden sonra kazandığı bu zaferle yeniden eski itibarına kavuştu.

Öte yandan diğer Selçuklu sultanları gibi Sencer de Batınıler’le mücadele etti. Sencer’in vezirleri Fahrülmülk ve Muınüddın-i Kaşı’nin Batınıler tarafından öldürülmesi üzerine Alamut’a düzenlenen seferlerde 10 binden fazla Batını öldürüldü.
 
Geri
Üst