Dinen Zengin Sayılmanın Ölçüsü Nedir

Dinen zengin sayılmanın asgari şartı nedir? “Mal biriktirmek için dilenen, gerçekte kor istiyor demektir. Artık ister az, ister çok dilensin” hadisini nasıl anlamalıyız?
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Mal biriktirmek için dilenen, gerçekte kor istiyor demektir. Artık ister az, ister çok dilensin.” (Müslim, Zekat 105. Ayrıca bk. İbn Mace, Zekat 25)
Hadisi Nasıl Anlamalıyız?
Hadisimiz, kanaatsızlığın kötü sonuçlarından birini ve sonuçtaki büyük tehlikesini haber vermektedir: Mal toplayıp biriktirmek için dilencilik yapmak.
İhtiyacı yokken ve dilenmesi de caiz değilken sırf servet yapmak, mal biriktirmek için dilenen kimseler toplumlarda hep olagelmiştir. İnsanların merhamet duygularını kötüye kullanarak böyle bir yola sapanlar, bir anlamda dilenciliği alışkanlık ya da sanat haline getirenlerdir. Bu yüzsüz kimseler, aslında insanların mallarını değil, kendilerini yakacak kor parçacıkları toplamaktadırlar. Hadisin İbni Mace’deki rivayetinde bu husus açıkca “cemre cehennem = cehennem koru” diye yer almaktadır. Bu yüzden, “Dilenmeyi sanat haline getirenler cehennem ateşi ile azap edileceklerdir. Yani bu kimselerin halktan topladıkları, cehennemde kor haline gelmiş ateş parçalarına dönüşecek ve o insanlar bunlarla dağlanacaklardır” yorumu yapılmıştır.
DİNEN ZENGİN SAYILMANIN ÖLÇÜSÜ
Dinen zengin sayılmanın üç derecesi vardır:
Zekat vermeyi gerektiren zenginlik. Bu, yıl boyu nisaba malik olmak demektir.
Zekat almayı haram, fıtır sadakası ve kurban kesmeyi vacip kılan zenginlik. Bu, aslî ihtiyaçlardan artan ve nisaba ulaşan herhangi bir mala sahip olmaktır.
Dilenmeyi haram kılan ve fakat istemeden verilen sadakayı almaya mani olmayan zenginlik. Bu da günlük nafakaya ve avret yerlerini örtecek elbiseye sahip olmak demektir.
İşte bu durumdaki bir insanın kalkıp dilencilik yapması, o işi alışkanlık ya da sanat edinmiş olmasıyla yorumlanır. Böylesi kimselerin topladıkları da kendileri için birer kor parçası demektir. Bu sebeple Peygamber Efendimiz, “Bu durumu öğrendikten sonra artık dileyen dilediği kadar dilensin” buyurmakla çok ciddî bir uyarıda bulunmuştur. Yoksa bu tür kimseleri serbest ya da kendi hallerine bırakmak anlamında bu sözleri söylememiştir. Hadisimizde açık bir tehdit ve sakındırma vardır.
Hadisten Öğrendiklerimiz
Mal biriktirmek için dilenmek, ateş toplamak demektir.
Hz. Peygamber dilenciliği şiddetle yasaklamıştır.
Müslümana izzet ve şerefini korumak yaraşır.
Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları
İslam ve İhsan

Dinen zengin sayılmanın asgari şartı nedir? “Mal biriktirmek için dilenen, gerçekte kor istiyor demektir. Artık ister az, ister çok dilensin” hadisini nasıl anlamalıyız?
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Mal biriktirmek için dilenen, gerçekte kor istiyor demektir. Artık ister az, ister çok dilensin.” (Müslim, Zekat 105. Ayrıca bk. İbn Mace, Zekat 25)
Hadisi Nasıl Anlamalıyız?
Hadisimiz, kanaatsızlığın kötü sonuçlarından birini ve sonuçtaki büyük tehlikesini haber vermektedir: Mal toplayıp biriktirmek için dilencilik yapmak.
İhtiyacı yokken ve dilenmesi de caiz değilken sırf servet yapmak, mal biriktirmek için dilenen kimseler toplumlarda hep olagelmiştir. İnsanların merhamet duygularını kötüye kullanarak böyle bir yola sapanlar, bir anlamda dilenciliği alışkanlık ya da sanat haline getirenlerdir. Bu yüzsüz kimseler, aslında insanların mallarını değil, kendilerini yakacak kor parçacıkları toplamaktadırlar. Hadisin İbni Mace’deki rivayetinde bu husus açıkca “cemre cehennem = cehennem koru” diye yer almaktadır. Bu yüzden, “Dilenmeyi sanat haline getirenler cehennem ateşi ile azap edileceklerdir. Yani bu kimselerin halktan topladıkları, cehennemde kor haline gelmiş ateş parçalarına dönüşecek ve o insanlar bunlarla dağlanacaklardır” yorumu yapılmıştır.
DİNEN ZENGİN SAYILMANIN ÖLÇÜSÜ
Dinen zengin sayılmanın üç derecesi vardır:
Zekat vermeyi gerektiren zenginlik. Bu, yıl boyu nisaba malik olmak demektir.
Zekat almayı haram, fıtır sadakası ve kurban kesmeyi vacip kılan zenginlik. Bu, aslî ihtiyaçlardan artan ve nisaba ulaşan herhangi bir mala sahip olmaktır.
Dilenmeyi haram kılan ve fakat istemeden verilen sadakayı almaya mani olmayan zenginlik. Bu da günlük nafakaya ve avret yerlerini örtecek elbiseye sahip olmak demektir.
İşte bu durumdaki bir insanın kalkıp dilencilik yapması, o işi alışkanlık ya da sanat edinmiş olmasıyla yorumlanır. Böylesi kimselerin topladıkları da kendileri için birer kor parçası demektir. Bu sebeple Peygamber Efendimiz, “Bu durumu öğrendikten sonra artık dileyen dilediği kadar dilensin” buyurmakla çok ciddî bir uyarıda bulunmuştur. Yoksa bu tür kimseleri serbest ya da kendi hallerine bırakmak anlamında bu sözleri söylememiştir. Hadisimizde açık bir tehdit ve sakındırma vardır.
Hadisten Öğrendiklerimiz
Mal biriktirmek için dilenmek, ateş toplamak demektir.
Hz. Peygamber dilenciliği şiddetle yasaklamıştır.
Müslümana izzet ve şerefini korumak yaraşır.
Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları
İslam ve İhsan