Hz. Ali (r.a.) Nasıl Bir İnsandı?

Hz. Ali (r.a.) nasıl biriydi? Hz. Ali’nin (r.a.) ahlakı ve cömertliği nasıldı? Peygamberimizin (s.a.s.) amcasının oğlu ve damadı, dört halifenin dördüncüsü; Hz. Ali’nin (r.a.) hayat düsturları.
Hazret-i Ali -radıyallahu anh-, kimseye nasıb olmamış bir mazhariyetle, Kabe-i Muazzama içinde dünyaya geldi.1 Ailesi kalabalık olduğundan, Efendimiz -aleyhissalatü vesselam-onu himayesine aldı. Beş yaşından itibaren Peygamber Efendimiz’in terbiyesi altında yetişti. Bu yüzden cahiliye döneminin kötü adetleri ona hiç bulaşmadı. Çocuklardan ilk ıman eden kimse oldu.
Efendimiz -aleyhissalatü vesselam-, kendisine risalet vazıfesi verildikten sonra, her sene hac için Mekke civarındaki panayırlarda toplanan kabılelere İslam’ı tebliğ etmeye gider, Hazret-i Ali’yi veya Hazret-i Ebubekir’i -radıyallahu anh- de yanında götürürdü. Hazret-i Ali’yi -radıyallahu anh- geride bıraktıkları zaman, o da tenha kalan Kabe’ye gider, oradaki putlardan birkaçını kırıp dönerdi.
Hazret-i Ali -radıyallahu anh- Peygamber Efendimiz’in hicreti esnasında da pek mühim hizmetler gördü. Efendimiz -aleyhissalatü vesselam-’ın müşrikler tarafından kuşatılmış bulunan hane-i saadetlerinde, suikastçilere hedef şaşırtmak için Efendimiz’in yeşil hırkasına bürünüp yatağına korkusuzca uzandı. Hazret-i Ali -radıyallahu anh-, Mekkelilerin, Peygamber Efendimiz’e bıraktıkları emanetleri sahiplerine teslim ettikten sonra, hasretle Medıne istikametinde yola çıktı. Gece yürüyüp gündüz dinlenmek suretiyle meşakkatli bir yolculuğun ardından; yürümekten şişen ayaklarından kan damlar vaziyette, Medıne’de Efendimiz -aleyhissalatü vesselam-’a kavuştu.

Hz. Ali (r.a.) nasıl biriydi? Hz. Ali’nin (r.a.) ahlakı ve cömertliği nasıldı? Peygamberimizin (s.a.s.) amcasının oğlu ve damadı, dört halifenin dördüncüsü; Hz. Ali’nin (r.a.) hayat düsturları.
Hazret-i Ali -radıyallahu anh-, kimseye nasıb olmamış bir mazhariyetle, Kabe-i Muazzama içinde dünyaya geldi.1 Ailesi kalabalık olduğundan, Efendimiz -aleyhissalatü vesselam-onu himayesine aldı. Beş yaşından itibaren Peygamber Efendimiz’in terbiyesi altında yetişti. Bu yüzden cahiliye döneminin kötü adetleri ona hiç bulaşmadı. Çocuklardan ilk ıman eden kimse oldu.
Efendimiz -aleyhissalatü vesselam-, kendisine risalet vazıfesi verildikten sonra, her sene hac için Mekke civarındaki panayırlarda toplanan kabılelere İslam’ı tebliğ etmeye gider, Hazret-i Ali’yi veya Hazret-i Ebubekir’i -radıyallahu anh- de yanında götürürdü. Hazret-i Ali’yi -radıyallahu anh- geride bıraktıkları zaman, o da tenha kalan Kabe’ye gider, oradaki putlardan birkaçını kırıp dönerdi.
Hazret-i Ali -radıyallahu anh- Peygamber Efendimiz’in hicreti esnasında da pek mühim hizmetler gördü. Efendimiz -aleyhissalatü vesselam-’ın müşrikler tarafından kuşatılmış bulunan hane-i saadetlerinde, suikastçilere hedef şaşırtmak için Efendimiz’in yeşil hırkasına bürünüp yatağına korkusuzca uzandı. Hazret-i Ali -radıyallahu anh-, Mekkelilerin, Peygamber Efendimiz’e bıraktıkları emanetleri sahiplerine teslim ettikten sonra, hasretle Medıne istikametinde yola çıktı. Gece yürüyüp gündüz dinlenmek suretiyle meşakkatli bir yolculuğun ardından; yürümekten şişen ayaklarından kan damlar vaziyette, Medıne’de Efendimiz -aleyhissalatü vesselam-’a kavuştu.